You are here: Home // Gündem // “Biz Tarafız, işimize gelmedi” derseniz size saygı duyarız!

“Biz Tarafız, işimize gelmedi” derseniz size saygı duyarız!

Taraf Gazetesi ilk çıktığında epey “radikal” bir çıkış yapmıştı. Adı bile, yapacağı yayının şeklini belirliyordu. Taraf, gerçekten de taraf olmak için Türkiye’nin içine girdi. Tarafsız,  objektif ve doğru haberciliğin bittiği günümüz Türkiye’sinde, en doğru ismi Taraf Gazetesi bulmuştur. Taraf bu konuda dürüst davranmıştır ve birilerinin, bir yerlerin tarafı olduğunu açıkça belirtmiştir. Bu sebepten dolayı Taraf Gazetesi’ni, kurucularını ve finansmanlarını kutluyoruz.

Peki, taraf olunca haber, habercilik, gazetecilik kelimeleri anlamlarını yitirmiş olur mu? Hem taraf olup hem gazeteci olunur mu? Hem taraf olup “birilerinin tarafına “yazıp hem gazeteci olunur mu?  Şimdi “Haber Nedir?” sorusuna Viki sayfasından cevap verelim;

Haber, güncel ve ilginç bir olayın olduğunca nesnel ve gerçeğe uygun bir biçimde sunulmasıdır. Haber metninde her türlü taraflı değerlendirmelerden ve söz oyunlarından uzak durulur. Metin kısa, haber dili de yalındır.

Bu haber tekniği son derece katı kurallara tabidir. Haberi yazan kişinin, sahip olduğu yaratıcılık alanı sınırlıdır. “Okurlarımız için yazıyoruz, hakkında yazı yazdıklarımız için değil” görüşü hakimdir. Nitekim hatır için gazetecilik yapmak sakıncalıdır. Bir kısa ya da karmaşık haber metninde uyulması gereken kurallar şunlardır:

  • Güncel, haber yeni olmalı ve kolay iletilebilmelidir.
  • Konu ilginç olmalıdır.
  • Konu önemli olmalıdır.
  • Konu ilinti yaratmalıdır.
  • Konu kısa ve öz olmalıdır.

Haber katıksız gerçekleri iletir. Olası olduğunca 5N 1K kuralına uymalıdır: Kim? Ne, Ne zaman? Nerede? Nasıl? Neden? – Nereden sorusu kaynağa yönelik sorudur.”

Haberi yapan kişiler, yani gazeteciler, gazeteciliğin anlamını unutanlar içinde;

“Bir gazetenin hazırlanmasında ve çıkarılmasında görev alan kişilere gazeteci adı verilir. Gazeteci, haber ve bilgi kaynağına çabuk ulaşmak ve bu kaynaklardan edindiği bilgi ve haberleri okurlara sunma işini üstlenmiştir. Gazetecinin bu görevini yapabilmesi için habere, olaya, olguya, belgeye ve bilgiye dayalı yazılar yazması gerekir. Bunun için de gazetecinin güvenilir kişi olması zorunludur. Gerektiğinde hükümetlere ve güç odaklarına karşı savaşmayı göze alan insan, gazetecidir.”

Burada verdiğimiz bilgiler Viki sayfasından alınmıştır. Eğer doğruluğunda bir şüphe varsa özür dileriz ve düzeltiriz!

Taraf Gazetesi’nin İnternet Sitesi’nde bugün -19/01/09- yayınlanan “SavcıÖz göreve” başlıklı yazıdan bir bölüm:

Savcı Öz Göreve

Ergenekon sanıkları “Bizim örgütle değil birbirimizle bile alakamız yok” diyor… Buna mahkeme karar verecek ama, şu konuda eylem ve düşünce birliği yaptıkları kesin: Hrant Dink düşmanlığı. Hrant Dink 19 Ocak 2007′de öldürülmeden önce Ergenekon örgütü için henüz bugünkü dava açılmamıştı. Ortak noktaları Dink nefreti olan Oktay Yıldırım cinayetten sonraki yıl içinde, Veli Küçük, Kemal Kerinçsiz, Sevgi Erenerol ise ikinci yıl dosyaya dahil edildi. İddianameye Dink cinayetinin Ergenekon terör örgütüyle bağlantılı olabileceği, lakin bunun henüz delillendirilemediği notu düşüldü. Söz konusu şahısların cinayetle bağlantısı henüz kanıtlanmamış olsa da, Dink’in ölümüne yol açan iklimi yaratmada hepsi pay sahibi oldu. Dink ailesinin avukatlarından Fethiye Çetin; örgütün yapısı, suikastların işleniş biçimi, delilllerin karatılması, medyanın yardımcı rolü ile Dink cinayetiyle birebir örtüştüğünü söyleyerek gerektiğinde davaya müdahil olabileceklerini söyledi”

Bu yazıda herhangi bir belge yok, ihtimale dayalı bir suçlama var! Taraf Gazetesi “Ergenekon sanıklarıBizim örgütle değil birbirimizle bile alakamız yok” diyor… Buna mahkeme karar verecek ama, şu konuda eylem ve düşünce birliği yaptıkları kesin: Hrant Dink düşmanlığı.”  Diye giriş yaparak, bazı kararı mahkemeye bırakırken bazı kararı kendisi veriyor! Aslında Taraf oldukları için bunda bir gariplik görmemek lazım! Taraf’lı olmalarına bir şey demiyoruz fakat, gazetecilik yaptıklarını da söyleyemiyoruz!

Her fırsatı kendi Taraf’ları için bir sömürü, istismar ve bilgi kirlenmesi yaratmak için fırsat bilen ve kullanan Taraf, iki yıl önce bir suikastla öldürülen Hrant Dink’in ölüm yıldönümünü de kendi Tarafları için yine fırsat bildi. Her suçu ısrarla “Ergenekon” Tutuklularına atan Taraf yine bu huyundan vazgeçmedi. Kesin yargıya varmak, delil olmadan, ispatlanmadan kesin hüküm koymak, yargısız infaz yapmak, Taraf ve adını Taraf olarak zikredemeyen, kendilerini tarafız diye açıkça söyleyemeyen “Yandaş medya” için alışılmış bir durum!

Amatör bir yazar olarak, olayların oluşlarını ve bazı iddiaları Oda TV’den alarak, Taraf Gazetesi başta olmak üzere, Hrant Dink Cinayeti’ni; diğer tüm belgeleri iddiaları görmezden gelerek, ısrarla “Ergenekon” tutuklularına yıkmak isteyen “Yandaş Medya”ya sormak istiyorum:

  • 2006 Kasım ayında, Başbakan’a; 15 Ocak 2007 tarihinden sonra Türkiye’yi sarsacak bir cinayetin raporu geldi mi? Gelmedi mi?  
  • Hrant Dink cinayeti davasında yargılanan muhbir Erhan Tuncel’in, cinayetin her aşamasını ihbar ettiği belirlendi mi? Belirlenmedi mi?
  • Erhan Tuncel, Trabzon Emniyeti İstihbarat Şubesi’nde görevli polis memuru Muhittin Zenit’e bağlı çalışıyor muydu? Çalışmıyor muydu?
  • 15 Şubat ile 7 Nisan 2006 tarihli raporlarında, Yasin Hayal’in Dink’e yönelik eylem yapacağını isim vererek bildirdi mi? Bildirmedi mi?
  • Müfettiş raporlarına göre Tuncel’e, Dink ihbarı benzeri 11 rapor karşılığında da 1035 TL para ödendi mi? Ödenmedi mi?.
  • Cinayetten bir hafta sonra Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay görevinden alındı mı? Alınmadı mı? Diğer bir deyişle hakkında idari bir işlem yapıldı mı? Yapılmadı mı?
  • Peki bu Emniyet Müdürü’nün görevden alınma gerekçesi; “sorumlu olduğu kentten katil çıktı” diye midir? Dğeil midir?
  • Trabzon Emniyet Müdürlüğü, Dink cinayetinden gerçekleşmeden önce Erhan Tuncel’in ihbar raporlarını Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bildirdi mi? Bildirmedi mi?
  • Güvenlik Güçleri, emniyet ve istihbarat, Dink’e yönelik bir eylemden haberdar hale geldi mi? Gelmedi mi?
  • Trabzon Emniyeti, Dink cinayetiyle ilgili olarak İstanbul Emniyeti ile Emniyet Genel Müdürlüğü’nü 7 Nisan 2006′da uyardı mı? Uyarmadı mı?
  • O dönem Trabzon Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek Haziran ayında (cinayetten 7 ay önce)  Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı’na atandı mı? Atanmadı mı?
  • Ramazan Akyürek, Dink cinayetine giden süreçle ilgili bütün bilgilere vakıf mıydı? Değil miydi?
  • Ramazan Akyürek, cinayetten önce istihbaratın kalbinde miydi? Değil miydi?
  • Başbakanlık Teftiş Kurulu, İstanbul İstihbarat Şube Müdürü A. Fuat Yılmazer ile İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek hakkında görevi ihmal gerekçesiyle inceleme yapılmasını talep etti mi? Etmedi mi?
  • Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da 2 Aralık 2008 günü “olur” verdi mi? Vermedi mi?

Hrant Dink Cinayeti ile ilgili tüm birimler, cinayetten aylar önce uyarılmasına rağmen, istihbaratın, istihbarat daire başkanın her şeyden haberi olmasına rağmen, Başta Taraf Gazetesi ve “Yandaş Medya” olarak:

  • Gerçek suçluların üzerine neden gitmediniz?
  • Bu bilgileri, belgeleri ve iddiaları kullanarak neden haber yapmadınız?
  • Hiçbir delil, bilgi belge olmamasına rağmen, neden ısrarla “Ergenekon” Tutuklularına bu suçu yıkmaya çalışıyorsunuz?
  • Eğer “Biz Tarafız, işimize gelmedi” derseniz size saygı duyarız! Eğer başka bir cevabınız varsa lütfen bizimle paylaşır mısınız?

Onur ALMIŞLAR – Medyaalternatif.com

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazı toplamda 257, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Bu haberleri de okuyablirsiniz

Tags: , , , , , , , ,

Leave a Reply

*
Spam yorumlardan korunmak icin bir onlem!Resimdeki toplama isleminin sonucunu kutuya yazmalisiniz. Okuyamiyorsaniz,buraya tiklayarak resimdeki karakterlerin sesini duyabilirsiniz.
Click to hear an audio file of the anti-spam equation

Copyright © 2008 - 2010 MedyaAlternatif. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Göstermeden alıntı Yapmayınız.
Designed by Theme Junkie. Powered by WordPress.