Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Irak’a gitti. Medya, Gül’ün Irak’a giderken gazetecilerle yaptığı konuşma esnasında “Kürdistan” kelimesini kullandığını haber yaptı; büyüttü, büyüttü, büyüttü…
Bana göre; Türkiye elbette Irak’la ve Kuzey Irak’la çok sağlam ilişkiler kurmalı. Hem bizim “Avrasyacılar” demiyorlar mı; “Türkiye doğuyla bütünleşmeli” diye? O zaman Kuzey Irak’la bütünleşmekte bir sakınca yok. İlişkiler sağlamlaşsın artık kargaşa bitsin; terörmüş, Kürtmüş, türbanmış, alkolmüş, yobazmış, laikmiş, yandaşlıkmış bir kenara koyulsun ve bir an önce gerçek dünyaya dönelim. Bir an önce büyüyelim gelişelim. Ama işin içinde katakulliler utahkulliler olmasın! Daha önce “Türban Çankaya’ya çıkamaz” denildi, şimdi Çankaya’da. Genel seçimlerden önce mitingler yapıldı AKP iktidar olmasın diye, oldu. Belki de AKP ve onu savunanlar haklı! Belki de artık bazı şeyleri kabullenmek lazım? İşte olaya pozitif yaklaşmaya çalışsam bile bazı düşüncelerim var ve bunları paylaşmak istiyorum.
Irak kendi içinde, ülkenin kuzey bölümüne “Kürdistan bölgesel yönetimi” diyor. Yani zaten kuzeyde resmi olarak yerel bir Kürt yönetimi var. Tabi bu resmiyet ve “Ana yasa” ne kadar Irak’ın özgür iradesidir orası tartışılır. Fakat önemli olan bizim medyamızın neden “Kürdistan” kelimesi üzerinde bu kadar çok durduğu! Haber o kadar büyütüldü ki sanırsınız Dünya yerinden oynayacak. Halbuki asıl önemli olan, Gül’ün Irak ziyaretinin nedeni ve DTP’nin ziyaret sonrasındaki düşünceleri. Mesela Abdullah Gül’ün “Kürdistan” demesiyle ilgili olarak DTP’lilerin sevinmesi beklenirken, DTP’den açıklama geldi; “Kürdistan kelimesi bize yetmez!” dediler. Yani hoşlarına gitmedi, neden? Çünkü bu söylem bir işe yaramaz, bir şey ifade etmez onlar için. Daha fazlası lazım, özerklik mesela ya da federasyon! Daha öncede TRT 6 (şeş) yayına başladığında DTP Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir “TRT 6 bizi kesmez, toprak ta istiyoruz” demişti.
ABD Irak’tan çekiliyor. ABD’nin olmadığı bir Irak, kuzeydeki Kürt yönetimi için zor günler demek. Çünkü şu an ABD’nin koruma kalkanında olan Barzani yönetimi, ABD’nin Irak’tan çekilmesiyle bu koruma kalkanını kaybedecek. Peki, koruma görevini kimin üstlenmesi lazım? Tabi ki de Türkiye’nin. Ayrıca Kuzey Irak, petrolünü dış dünyaya satmak için Türkiye’yi kullanmak istiyor. Yani bir şekilde işlerin tatlıya bağlanması lazım. Burada en büyük operasyon PKK’nın tasfiyesidir. Ama PKK’nın tasfiyesinde çok önemli bir oyun oynanıyor. Medya Talabani’nin sözlerini büyük puntolarla manşet yaptı “PKK ya silah bırakacak ya da Irak’ı terk edecek”… Yani PKK silah bırakırsa bu başarı Talabani’nin olacak! Peki ne karşılığında? Talabani bunları içinden geldiği ve Türkiye’yi çok sevdiği için mi söylüyor? Öyleyse şimdiye kadar neden suskundu?
PKK’ya af gündemdedir. Şimdiden hazırlığı yapılıyor. Taraf Gazetesi yazarı Yasemin Çongar bugün köşesinde yazdı “Bu bahar gerçekten bahar gelebilir” af baharda geliyor yani. Yasemin Çongar “Bu bahar gerçekten bahar gelebilir; bu bahar gerçekten savaş bitebilir.” diyor! Yasemin Çongar o kadar sevinçli ki çocuklar gibi. Teröristler af edilecek diye bu kadar sevinen bir yazar, “ETÖ” diye ifade etikleri Ergenekon tutuklularına gözünü kırpmadan saldırıyor! Eğer Ergeneon tutukluları AKP Hkümetini devirme suçundan değilde, Türkiye’yi bölme suçundna içeride olsalardı; Hem Yasemin Çongarlar, hem ABD hem de AB ortalığı ayağa kaldırmıştı, ne ilginç! Ayrıca Hangi savaş? Türkiye hangi ülkeyle savaşıyordu da savaş bitecek? Af kime ve neden verilecek? Türkiye zaten teröristlere gelin demedi mi? Silahını bırakıp gelecek herkes, cezasını çekecek! Neyin barışını yapacağız ve hangi savaşı bitireceğiz?
Henüz suçları bile kesin değilken, Ergenekon Soruşturmasında tutuklananlara “Terörist” damgasını vuran, içeriye alınan herkesi terörist ilan eden, suçlayan, yargısız infaz yapanlar, tescilli teröristlere neyin affını istiyorlar? Yoksa Ergenekon’u PKK’ya af operasyonunda koz olarak mı kullanacaklar? Amaç aslında PKK’ya af falan değil, Öcalan’a af! PKK zaten son günlerini yaşıyor. Şu an PKK’nın varlık sebebi Türkiye’nin PKK’yı ve Öcalan’ı affettirmesini sağlamak. Bu ABD’nin istediği bir şey ve onun için PKK hala bitmiyor. Bakalım af baharda mı yoksa ikinci baharda mı gelecek, hep birlikte göreceğiz. Af geldikten sonra her şey düzelecek mi? Yoksa “federasyon olsun, toprak verin” mi denilecek?
İşler göründüğünden karışık. Ama biz işin ayrıntısını bırakıp sormaya devam edelim “Cumhurbaşkanı Kürdistan dedi mi? Demedi mi?”
Onur ALMIŞLAR – Medyaalternatif.com








