İki gündür yine yoğun bir gündemi var Türkiye’nin. “Ergenekon” operasyonunun 12. bölümü, Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ’un konuşması, ekonomik krizin etkileri ve Azerbaycan’ın durumu. Benim bu gündem içinde dikkatimi çeken ise Güneydoğu bölgesindeki sözde PKK’ya yapılan operasyonlar. İki gündür düşünüyordum; “Bunda bir iş var!” diyordum. Şüpheyle yaklaşmakta haklıymışım zira Zaman gazetesi bugünkü sayısında şüphelerimi haklı çıkaracak manşetini patlattı; “KCK’nın eylemleri Ergenekon’un hedefleriyle örtüşüyor”
2009 yerel seçim sonuçları AKP için hiç memnun edici olmamıştı. Bu memnuniyetsizliği, seçim sonrası Başbakan Erdoğan’ın yaptığı basın toplantısında yüzünde görmüştük; morali bozuk, sinirli ve kızgın… Bu asık suratın en büyük sebebi, Güneydoğu bölgesindeki seçim yerlerini DTP’den alamamalarıydı. Kürtler, Kuzey Irak’ı savunan “Barzanici” AKP’yi değil, Türkiye’deki Kürtleri savunan DTP’yi seçtiler.
Peki, seçim sonrası ne oldu?
Zaten bir süredir “Ergenekon” soruşturmasının AKP muhaliflerine karşı yapılan bir “tertip” olduğu iddiaları vardı. Soruşturmada gözaltına alınanların karakteristik özellikleri, fikirleri, gözaltına alınırken uygulanan usulsüzlükler, bu soruşturmanın muhalifleri susturma operasyonu olduğu inancını güçlendiriyordu. En son Güneydoğu bölgesinde gerçekleştirilen “PKK Operasyonu” AKP’nin muhaliflerine karşı her türlü seçeneği denediğini gösteriyor. Yapılan operasyonların AKP muhaliflerini susturma, güçsüzleştirme ve mümkünse yok etme operasyonlarına dönüştüğü artık netleşmeye başlıyor. Eğer “Ergenekon” soruşturması AKP muhalifi Türkler’e yapılan bir operasyon olarak görürsek, “KCK” adındaki Güneydoğu bölgesinde geçekleştirilen soruşturmayı da AKP muhalifi Kürtler’e yapılan bir operasyon olarak görebiliriz.
AKP yerel seçimlerde “ezemediği” DTP’yi operasyonlarla yıldırmaya çalışıyor gibi görünüyor.
Bir taşla iki kuş nasıl vuruldu?
İlk önce “Ergenekon”un 12. Dalgası başladı ve aynı anda Güneydoğu’da PKK’nın ‘Türkiye Meclisi’ örgütlenmesi olan, Kürdistan Topluluklar Birliği’ne (KCK) yönelik yürüttüğü soruşturma başladı. Bu soruşturmalar vatandaşın gözüne birbiriyle bağlantılıymış gibi gösterildi. Basına açıklama yapan AKP’li yetkililer “Güneydoğudaki operasyonlar Ergenekon’la ilgili değil” deseler de işin aslı bugün belli oldu. Taşla vurulan ilk kuş; AKP’yi hezimete uğratan DTP’yi “Ergenekon”un içine çekmek. Taşla vurulan ikinci kuş ise “Ergenekon”u PKK ile bağlantılı göstermek. DTP’liler “Ergenekon” için “Sonuna kadar gidilsin” derken bir baktılar ki kendileri de içinde!
Seçimle kazanılamayan yerler operasyonla dağıtılarak kazanılmaya mı çalışılıyor? Eğer öyle bir durum varsa AKP için söylenen “Sivil Darbe” iddiaları doğruluk kazanır. O zaman asıl “Darbeci” AKP’dir. Çünkü her taşın altından AKP muhaliflerine yapılan operasyonlar çıkıyor.
Onur ALMIŞLAR – Medyaalternatif.com









evet tayyibin memnuniyetsizliği yüzünden okunuyordu bunlar seçimi %50 alsalardı daha neler yapacaklardı kimbilir,bunlar insanı partiya kalkeren kürdistan’lı yaparlar….