Türkan Saylan’ın “Ergenekon” soruşturması kapsamında evinin aranması gündeme oturdu. Medyanın “yandaş” tabir edilen kesimin bir bölümü bile Türkan Saylan’ın “Ergenekoncu” olarak gösterilmesine tepki verdi. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin evraklarına, burs verilen öğrencilerin listelerine el koyuldu. Çoğunluğun aksine Zaman, Samanyolu ve Vakit gibi gazeteler bu olayı farklı boyutlara çektiler.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Türkan Saylan “Ergenekon” operasyonu kapsamında gündeme geldi. Fakat Vakit, Zaman ve Samanyolu gibi belli merkezlerin yayın organları işi “Misyonerliğe, içki içmeye ve PKK ile bağlantıya” getirdiler. Bunlar da birer görüştür ve isteyenler tarafından dile getirilebilir. Ama karşılığında yapılacak olan eleştirileri de kabul etmeniz gerekir. Ayrıca yukarıdaki iddiaları yapan kurumlar ve kişiler bellidir, eğer iddialarda haksızlık, hakaret ve suç teşkil eden bir şeyler varsa, ilgili yasalarla o iddiaları yapan kişiler hesap verirler ya da hatalarını düzeltirler.
Habervaktim.com ve Samanyoluhaber sitelerinde yayınlanan bir haber işin boyutunu çok değiştirecek cinsten. Bu iki sitede yayınlanan haber, bir okuyucu mektubu; Daha önce “Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden burs almış bir bayan öğrencinin” dernekle ilgili “itirafları”. Birazdan sizlerle paylaşacağımız bu haberi okuyunca Samanyoluhaber, Habervaktim, Zaman, Vakit gibi yayın organlarının amaçlarını daha iyi anlayacaksınız.
Hangi düşünceye sahip olursanız olun, sizler ilk önce “haberci”siniz. Bizim gibi amatör değilsiniz. Eğer sitenizde bir haber yayınlıyorsanız buna “Bir okuyucu mektubu” diyerek işin içinden sıyrılamazsınız. Bu habere sahip çıkmalısınız. Muhabiriniz, editörünüz, köşe yazarınız bu haberi sahiplenmeli. Ondan sonra kaynak göstermek zorunda olmaz, sadece “Okuyucu mektubu” diyebilirsiniz. Sonuçta haber kaynağı gizli kalabilir. Ona kimsenin lafı olamaz. Ama bu şekilde, kime ait olduğu belli olmayan, sahipsiz ve içerisinde çok büyük iddialar olan bir haberi ortaya atıp insanları lekeleyemez ve hedef gösteremezsiniz. Eğer habercilik, gazetecilik bu kadar kolaysa ben de hemen Zaman, Samanyolu, Vakit, Habervaktim gibi yayın organlarıyla ilgili düzmece bir “okuyucu mektubu” yazayım ve bu yayın organları hakkında çok büyük iddialarda bulunayım, böyle bir şey olur mu?
İşte Habervaktim.com’un yayınladığı, Samanyoluhaber.com’un hemen kaptığı o “okuyucu mektubu”;
“İşte bir öğrencinin ağzından ÇYDD
Bu aslında ilk ve tek değil. Ergenekon operasyonlarının ardından ÇYDD’nin ismi de gündeme gelince, geçmiş dönemde dernekten burs alan ve bugün pişman olan çok sayıda öğrenci maillerle ÇYDD’nin gerçek yüzünü gözler önüne sermeye çalışıyor. O maillerden bir tanesini yayınlıyoruz. İşte ÇYDD’den burs almış bir öğrencinin ağzından şok eden gerçekler….
“Merhaba ben KH.
Güvenlik nedeniyle soyadımı, oturduğum ili ve okuduğum üniversite hakkında bilgi vermek istemiyorum ama memleketim Van’dır. Üniversite son sınıfta okuyorum. 2 gün önce medyadan ÇYDD’ye karşı Ergenekon operasyonun yapıldığını öğrendim. ÇYDD ile ilgili bir kısım medyada eğitim gönüllüleri oldukları ve öğrencilere burs sağladıkları, özellikle kız çocuklarının eğitimi için çaba harcadıkları yazıyordu. Bir kısmında da ÇYDD’nin misyonerlik faaliyetlerinin MİT ve Genelkurmay raporlarıyla sabit olduğu haberleri vardı. Ben de bir ara ÇYDD’den burs almış birisi olarak bu ÇYDD’nin gerçek yüzünün ortaya çıkması için bilgi verme ihtiyacı hissettim ve bu maili göndermeye karar verdim.
Ben Van’da liseyi bitirdikten sonra üniversiteyi kazanıp geldiğim de maddi durumumuz kötü olduğu için çok zorluk çekiyordum. Aynı sınıfta okuduğumuz bir arkadaşım vardı. O ÇYDD’den burs alıyordu bende onun gibi alabilir miyim diye onunla konuştum. O da bana sen doğulusun sana kesin verirler diyerek cesaretlendirdi. Ben de onların bulunduğumuz yerdeki şubelerine gidip görüşmeye karar verdim. Hakikaten beni çok sıcak karşıladılar. Sen merak etme sana her türlü yardımı yapacağız, para, kalma konusunda bize güven dediler. Bir süre sonra bana bir ev gösterdiler burada kalabilirsin dediler ve burs da bağladılar. Evde kızlarla erkekler beraber kalıyorlardı hatta odalar da bile karma şekildeydi. Evde 5 kişi kalıyordu. Evin 3 odası vardı, 2 oda da kızlı erkekli kalınıyor diğer kalan küçük odada da bir kız yalnız kalıyordu ancak zaman zaman eve farklı erkeklerle geliyor ve beraber kalıyorlardı. Çok gece onların kahkahalarından ve gürültülerinden uyuyamadığımı bilirim. Evde temizlik anlayışı pek yoktu. Zaten herkes kafasına göre takılıyor istediği zaman girip çıkıyordu. Ben de bir kızla aynı odada kalmaya başladım. O da doğuluydu. Onu iki yıl öncesi alıp oraya getirmişler ve burs vermeye başlamışlar. Yani iki yıldır onlarla berabermiş. Kız bana hiç aklından bir şey geçirme benim gözüm dışarıda dedi. Tabi bu durumlar benim aile yapıma tersti. Verdikleri bursun bir kısmını sosyal etkinlik için kesiyorlar ve katılmak zorundasın diyorlardı. Parti gibi yapılan ve kırmızı şarap içilen bu etkinliklerde, sohbet grupları kuruluyordu. Bu gruplarda konuşmalara geçilmeden önce, Filipeliler, Markos diye biten ve numaraların okunduğu metinler okunuyordu. Sanki böyle din dersi gibi sohbetler oluyordu ama ben ilk zamanlar onları pek anlamıyordum. Taki 5. Toplantıda bunların İncil’in bölümleri olduğunu ve oradan bir şeyler anlattıklarını anladım.
Ben bazen memleketten kalma alışkanlık cumalara giderdim. Cumaya gittiğimi fark eden kız arkadaşım yani oda arkadaşım benden bir süre sonra rahatsız olmaya başladı ve galiba başkalarına söyledi. Daha sonra baskılar başladı ve bunu bırakmamı aksi takdirde bursu keseceklerini ve evden çıkaracaklarını söylediler. Ben maddi olarak çok zor durumda olduğumu benim kimseye bir zararımın olmadığını neden böyle davrandıklarını anlayamadığımı söyledim ancak onlar kararlılardı. Çok zor durumda olduğum için tamam dedim ve bundan sonra cumaya filan gitmeyeceğimi söyledim. Ben böyle söz verdikten sonra bursu kesmediler ancak tam güvenemedikleri için bazen cuma zamanlarında beni çağırıyorlar, görüşmek istiyorlar, böylece beni kontrol etmiş oluyorlardı. O sene böyle gitti.
İkinci sene yine evde kalmaya devam ettim ve bursumda devam ediyordu. Gittiğim ilk sene ramazan geçtiği için oruçla ilgili bir sorun olmamıştı ama ikinci sene ramazan geldiğinde yine bursu kesecekler korkusuyla oruç tutmayı aklımdan bile geçiremedim. Maddi olarak onlara ihtiyacım olduğu için onların her dediğine evet demek durumunda kalıyordum. Ben böyle davranırken bir gün Van’dan teyzem enişteyle beraber tedavi için buraya geleceklerini ve benim eve de uğrayacaklarını söylediler. Ben direk yok diyemedim ama kabulde edemiyordum. Gelmemeleri için çarem yoktu, engelleyemedim. Teyzemler gelip onlarda teyzemleri gördüklerinde şok oldular, buz kesildiler. Teyzem bizim oralardaki normal kadınlar gibi kapalıydı. Ancak bundan onlar hiç hoşlanmadılar ve iki gün sonra senin bize faydan olmaz, sen bize uygun değilsin diye beni evden çıkardılar ve bursumu da kestiler.
İşte ÇYDD’nin gerçek yüzü budur. Ne eğitim meraklısı ne de yardımseverdirler. Kendi amaçları için insanların zaaflarından faydalanarak kendi amaç ve hedeflerine ulaşmaya çalışan bir dernektir. Bunu da şundan biliyorum. Hemen hemen ayda bir okuduğumuz okuldaki hocalar ve öğrenciler ile ilgili tüm bilgiler bütün teferruatıyla yazılırdı. Bunlar odasında tek başına kalan o kız arkadaşımız organize ederdi. Bu kız hiçbir kural tanımazdı, hatta ben cumaları bıraktıktan sonra ödül olarak olduğunu anladım, benimle …. Cumhuriyet yürüyüşlerine gitme işini de o ayarlıyordu. Şehir dışına giderken otobüs bileti için falan biz para vermiyordu. Zaten böyle harcayacak kadar durumumda iyi değildi. Ayrıldığım sene o mezun olmuştu, o … sonra ben ona ilgi gösterince bana, orada kal ben kaymakam karısı olacağım dedi.
Bazen kendimden utanıyorum. Ama o zaman maddi olarak çok zor durumdaydım. Mecburdum. Ben kimsenin kötülüğünü istemedim. Onlardan korkmuyorum. Çünkü korkak olduklarını biliyorum. İsmimi yazmıyorum çünkü bu defterin kapanmasını istiyorum. Ama bunların çirkin yüzünü herkes bilmesi lazım.
Bu mailimi yayınlarsanız, halka yarar sağlamış olursunuz. Gençler içinde bulundukları zor durumlardan dolayı tuzağa düşürülmesinler.”
habervaktim.com”
Bu tür ismi, cismi belli olmayan mektup herkes tarafından yazılabilir. Ne yani; Bu mailin Zaman, Samanyoluaber, Vakit, Habervaktim gibi yayın organlarının kendilerinin yazmadıkları ne malum?
Onur ALMIŞLAR – Medyaalternatif.com









http://blip.fm/~4f8sh
Şu mükemmel eseri dinlerken de bir garip oluyor bu mektubu! okumak. Yakındır bu eserdeki celallenmelerin dışa vurumunun sosyolojik olarak vuku bulması.
Kabul ediyorum şifreli Ergenekon yorumu gibi oldu. ( :
Parça harikaymış. Merak etme şifreleri çözerler
bu mektup baştan sona uydurma,yalan.. bukadar da olmaz be şerefsizler…allahtan korkun