You are here: Home // Köşe // Eskiden…

Eskiden…

Ben küçükken, büyüklerim bazı laflarına “Eskiden…” diyerek başlarlardı. Kendi hayatlarında geride kalmış yıllarla ilgili özlemlerini anlatırlardı. Ben pek anlam vermezdim bu “Eskiden…” girişli cümlelere. Belki de geçmişimiz henüz bir arpa boyu kadar olduğu içindi. Henüz bir geçmişimin olmadığı içindi.

Çocukken, büyüklerin yaptığı çoğu şeye anlam veremezdim. Mesela, babam çarşıya giderken bazen beni de yanında götürürdü. Arkadaşlarının iş yerlerine uğrardık birlikte. Kısa bir hoş geldin muhabbetinden sonra “Ne içersiniz?” Sorusu sorulurdu iş yeri sahibi tarafından. Babam sürekli çay isterdi, iş yeri sahibi arkadaşı da öyle. Benim ise aklım gazozda olurdu. Babamla arkadaşı çay ben de gazoz içerken düşünürdüm “Yahu Babam neden gazoz istemedi? Hazır adam sormuştu ve bedavaydı. Gazoz isteyebilirdi ama O çay istedi. Ben olsam gazoz isterdim” Bu olayı birçok kez yaşadık ve ben her seferinde gazoz istedim. Her zaman da babamın neden gazoz istemediğini düşündüm durdum. Aradan yıllar geçti, artık bir yetişkin oldum. Çarşıya yalnız çıkmaya başladım ve artık benim de iş yerine gidebileceğim arkadaşlarım vardı. Arkadaşımın iş yerine gidince kısa bir hoş geldin muhabbetinden sonra arkadaşım “Ne içersin?” diye sordu ben de “Çay” dedim. Neden çay istediğimi bilmiyorum aslında. Sanırım çay muhabbetle daha iyi gidiyor!

Babamla çarşıya gidip gazoz içişlerim eskide kalmıştı. Eskiden her şey daha güzeldi sanki. Eskiden bir sürü arkadaşım vardı. Şimdi de varlar ama her birisi başka bir şehirde artık. Hepimiz eskilerimiz ve geçmişimizle, yalnız başımıza, yalnız şehirlerde yaşıyoruz. Artık bir mahalle takımımız yok. Artık yaz günlerinde, elimize terliklerimizi alıp, tüm şehri yalın ayak dolaşmıyoruz. Dikkat ettim, atık karate filmi seyredince birilerini dövesim gelmiyor. Zaten filmdeki teknikleri uygulayabileceğim eski dostlarım da yok. Buralarda ipek böcekleri yok. Artık eve giderken, tişörtümün içini dut yapraklarıyla doldurmuyorum. Annem de balkondan “Hadi ezan okundu eve gel artık” demiyor. Eskiden ne güzel günlerimiz vardı. Şimdi de var ama eskisi gibi değil.

Eskiden, topu kaçıranın alacağı uçsuz bucaksız arsalarımız vardı. Şimdi arabayı park edecek yer yok. Peki, mahalle maçları? Ne maçı, artık neredeyse çocuklara oyun alanı kalmadı. Eskiden Almanya’dan gelen akrabalarımızı dört gözle beklerdik. Çocuktuk ve beklentimiz Alaman çikolatalarıydı. Elbette akrabalarımızı severdik ama çocukluk işte, çikolatalar daha yakın akrabalarımızdı. Şimdi her yerde Alaman çikolataları var ve çikolata beklemenin hiçbir keyifli yanı kalmadı.

Vay be, eskide kalmış ne kadar çok şey varmış. Artık büyüdük ve bizim de “Eskiden…” diye başlayan cümlelerimiz oldu. Büyümek ve eskiden yaşadıklarımızı özlemle anmak mı daha güzel, yoksa hiç büyümemiş olup “Eskiden…” diye başlayan cümlelerimizin olmamamsı mı? İkisi de farklı ruhsal tatlar veriyorlar ve sorunun cevabını tam olarak veremiyorum. Ama emin olduğum bir şey var ki, eskiden çok güzel günler yaşamıştık… 

Onur ALMIŞLAR – Medyaalternatif.com

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazı toplamda 115, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Bu haberleri de okuyablirsiniz

Tags: , , , ,

Leave a Reply

*
Spam yorumlardan korunmak icin bir onlem!Resimdeki toplama isleminin sonucunu kutuya yazmalisiniz. Okuyamiyorsaniz,buraya tiklayarak resimdeki karakterlerin sesini duyabilirsiniz.
Click to hear an audio file of the anti-spam equation

Copyright © 2008 - 2010 MedyaAlternatif. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Göstermeden alıntı Yapmayınız.
Designed by Theme Junkie. Powered by WordPress.