You are here: Home // Gündem, Köşe // İdil Biret mi? İdil Biret de kim yahu?

İdil Biret mi? İdil Biret de kim yahu?

Ben askerdeyken nizamiye çavuşuydum. Her gün birliğin komutanı birliğe giriş yapar, biz de O’nu karşılardık. O geçerken tüm nizamiye selam dururduk. Komutan genellikle hafta sonu gelmezdi. Bir hafta sonu komutanın gelesi tutmuş. Ailesiyle birlikte ve sivil olarak birliğe gelmiş. Ben de o sırada yemekhanedeyim. Nizamiye başka bir arkadaşa emanet… Tabi komutan gelmiş ama kimse tanımamış. Askerlerden birisi komutana sormuş “Asker ziyareti için mi geldiniz?” Yani, komutanı asker ziyaretine gelen normal vatandaş sanmışlar. Komutan bu işe çok şaşırmış ve biraz da sitem etmiş. Ama pek kızmamış. Neyse o gün nizamiye ve bizim bölük karışmıştı. Ben çok korkmuştum çünkü hafta içi bölük komutanı bana bunun hesabını soracaktı.

Hafta içi oldu ve bölük komutanı nizamiyeye geldi. Hemen beni çağırttı. Bana “Onur, ne o oğlum komutanı tanımamışsınız? Ne biçim adamsınız lan siz” dedi. Çok kızmıştı! Ben hemen cevap verdim “Komutanım, birlik komutanı birliğe, camları ve kendisi simsiyah olan bir makam arabasıyla hem de son sürat giriş yapıyor. Tüm askerler sadece hazır olda dimdik selam veriyorlar. Şimdiye kadar komutanı kimse görmedi. Yani askerler birlik komutanını tanımıyorlar. Askerler ve ben sadece makam arabasına selam veriyoruz. Onun için komutan sivil geldiğinde komutanı tanımamaları çok normal.” Dedim ve ekledim “Eğer komutanımızın bir fotoğrafını nizamiyede bulundurur ve askerlere gösterirsek bu tür sorunlarla bir daha karşılaşmayız” diyerek konuşmamı bitirdim. Bölük komutanı emir verdi ve nizamiye askerlerine göstermek için komutanın bir fotoğrafını temin ettik.

Şimdi bu askerlik anımı neden anlattım? Geçen akşam haber kanallarında, “Son dakika” duyurusuyla bir haber vardı; “Alperenler İdil Biret konserini bastılar” diye. Ortalık karışmış. Topkapı Sarayı’nda verilen bir konser varmış ve bu konser içkiliymiş, Alperenler de “Kutsal Emanetler”in olduğu bir yerde nasıl içki içilir diye konserin olduğu yere gidip protesto gösterisi yapmışlar. Bence Türkiye’ye hiç yakışmayan bir olaydı.  Fakat ilginç bir durum var; Alperenleri biliyorum mesela, Topkapı Sarayını da duydum ama İdil Biret kim yahu? Şimdiye kadar hiç duymadım!

O akşam “Son dakika” haberini takip ettim. Merak ettim çünkü İdil Biret’i, kimdi bu Biret? Televizyonlarda pek açıklayıcı bilgiler yoktu, ben de hemen internete geçtim. Haberin detaylarını ve İdil Biret’i aradım. Haberin detaylarını ve İdil Biret’i öğrendim. İdil Biret dünyaca ünlü bir sanatçımızmış. Dünyaca ünlü ama Türkiye’de pek ünlü değil. Şöyle diyeyim; belirli ve küçük bir kesim dışında İdil Biret’i vatandaşlarımızın kaçı tanıyor acaba? Sokağa çıksak ve yüz kişiye sorsak, kaçı idil Biret’i tanır? Bence çok azı belki de hiç birisi İdil Biret’i tanımaz. Nereden tanısın ki? Şimdiye kadar medya kaç kere İdil Biret’i ekranlara taşıdı, kaç kere bir programa konuk etti, kaç kere haberlere çıkardı? İdil Biret… Hım! İdil Biret… Kim ki bu?

Biz dünyaca ünlü deyince Hadise’yi biliriz. O gece konseri Hadise verseydi, Alperenler belki de gösteri yapmayabilirlerdi. Neden? Çünkü Hadise’yi tanıyorlar ve belki de “Dünyaca ünlü bir sanatçı, tepkimizi başka türlü gösterelim, böyle olmaz, ayıp olur” Diyerek, en azından yazılı bir açıklama falan yaparlardı. Dünyaca ünlü sanatçıya saygı hesabı… Ama İdil Biret kim yahu? Hadi Hadise’yi de geçelim, o konseri veren İsmail YK bile olsa bu olaylar olmazdı belki. Başka sanatçılar da yapsa olmayabilirdi; İbrahim Tatlıses, Sibel Can, Ferhat Göçer, Petek Dinçöz, Yıldız Tilbe, Ebru Gündeş, Bengü, Kenan Doğulu, Tarkan… Ama İdil Biret kim yahu?

Medya, Türkiye’nin ünlü sanatçılarını, bilim adamlarını, akademisyenlerini ve dünyaya mal olmuş tüm değerli yüzleri simsiyah makam arabasında saklıyor hep. Bizlere hep balon sanatçıları, üfürükçü bilim adamalarını, sıradan akademisyenleri sunuyor. Zaten medyanın gündemi de hep suni. Bir olay yaratılıp tüm dünyayı o olayın etrafında döndürüyorlar. Şahidi olup uçanlar, Michael’ın hayaleti, ünlülerin hayatları, frikikleri, kavgalar, dövüşler, beyin acıtan yarışmalar… Değerli insanlarımızı ancak haber değeri taşıyan bir olay sonrasında tanıyor ve biliyoruz. Ama dikkat edin; haber değeri taşıyanlar sanatçılarımız, bilim adamlarımız değiller, o sanatçı ve bilim adamlarımızın da içinde olduğu olaylar değerli. Düşen uçakta, yanan evde, basılan konserde… Türkan Saylan’da da böyle olmuştu. Ergenekon soruşturması olmasaydı pek çoğumuz O değerli insanı tanımayacaktık. Siz, Fatma Ceren Necipoğlu’nu tanıyor muzunuz mesela? İsmini hiç duymuş muydunuz? Eğer “Evet, sanki hatırlar gibiyim” diyorsanız haklısınız. Büyük ihtimal Atlas Okyanusu’nda düşen Air France uçağındaki Türk yolcu haberiyle duymuşsunuzdur. Haber şöyleydi “Atlas Okyanusu üzerinde düşen Air France uçağında Dünyaca ünlü Türk arp sanatçısı Fatma Ceren Necipoğlu da vardı”…Air’i biliyorum, France’yi de biliyorum ama Fatma Ceren Necipoğlu da kim yahu?

Son olarak bir sanatçı ismi ben vereyim de Allah korusun, herhangi bir kazayla duyulmadan önce ismini benden duyun. Tabi bilmeyenler için söylüyorum. Almanya’da yaşayan ağabeyim Mehmet Almışlar anlatmıştı bana. Sanatçımızın ismi Betin Güneş, dünyaca ünlü orkestra şefi, bestekâr, piyanist. Dokuz senfoni yazmış. Ağabeyim “Çok büyük adam” der hep. Birlikte çalışmışlar. Çok yakın arkadaşlar. Bu bilinmeyen “Büyük Adam” hakkında daha geniş bilgiye BU ADRESTEN ulaşabilirsiniz.

Onur ALMIŞLAR – Medyaalternatif.com

( onuralmislar@hotmail.com )

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazı toplamda 523, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

Bu haberleri de okuyablirsiniz

Tags: , , , , , , ,

Leave a Reply

*
Spam yorumlardan korunmak icin bir onlem!Resimdeki toplama isleminin sonucunu kutuya yazmalisiniz. Okuyamiyorsaniz,buraya tiklayarak resimdeki karakterlerin sesini duyabilirsiniz.
Click to hear an audio file of the anti-spam equation

Copyright © 2008 - 2010 MedyaAlternatif. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Göstermeden alıntı Yapmayınız.
Designed by Theme Junkie. Powered by WordPress.