İstanbul tarihinin en büyük felaketlerinden birini yaşıyor. 21. yüzyılın mega kenti sele teslim oldu. Görüntüler öylesine ürkütücü ki insanın içi parçalanıyor.
Tonlarca yükü taşıyan devasa tırlar adeta kibrit kutusu gibi etrafa savrulurken, çağlayan bir dere haline gelen asfalt yolda ki arabalar bata çıka hızla sürüklenip duruyor. Diğer tarafta bir anne otobüsün üzerinde, yükselen sulara korkuyla bakarken kucağındaki çocuğuna sıkıca sarılıp kurtarılmayı bekliyor. Evler, işyerleri metrelerce suyun altında. Koltuklar, buzdolapları, sandalyeler, terlikler, ekmek sepetleri evlerden taşıp kaldırımlara yığılmış. Uykularından sular içinde uyanan insanlar şaşkın şaşkın ne olup bittiğini hala anlamamış bir halde bir o yana bir o yana gidip geliyor. Yaralananlar, ölenler, hala bulunamayan kayıp insanlar.
İşte tüm bunlar 21. yüzyılın mega kenti İstanbul’da yaşanıyor !!!
Peki, milyonlarca insanın yaşadığı bu kent niye bu hale geldi? Sorumluları kim? Çarpık yapılaşma, yetersiz altyapı, usulsüz yapılan inşaatlar, rüşvetle verilen izinler, ruhsatlar? Bunlara sebep olan kişiler cezalandırılmazsa eğer, daha çok felaketler yaşarız bu ülkede. Daha en korkuncu kapıda bekliyor çünkü. 200 kg yağmur suyu ile başa çıkamayan yöneticilerimiz, belediye başkanlarımız İstanbul’u bekleyen büyük deprem için neler yapıyor acaba, ya da neler yapmıyorlar!
Dünyanın sayılı metropollerinden olan bir kentin daha sel için risk haritası yapılmamışsa eğer ha 10 kg yağmış metrekareye ha 100 kg ne farkeder, soruyorum yetkililere? Üstelik önceki kış aylarında birçok kez provası yapılmış bir hal değil miydi bu sel felaketi. Neden tedbirler hala alınmadı? Kimse suçlular derhal istifa etmeli biraz ar -edep sahibiyseler!
Bu kenti ( ve bu ülkeyi ) kim adam gibi çekip çevirecekse, kim insanına değer verip kendinden fazla düşünecekse o beri gelsin artık. Yoksa daha çok canlar karışır çamurlu sulara. Koca İstanbul’u idare etmek muhallebici dükkanı işletmeye benzemez!
Feyza FİDAN – Medyaalternatif.com








