You are here: Home // Köşe // Anderbenden Masallar 2

Anderbenden Masallar 2

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; özgür bir ülkenin, özgür yönetimiyle yönetilen, özgür insanları varmış. Bu ülkede demokrasi tavan yapmış. Ülkeyi yönetenler “Demokrasi getirdik, bizden iyisi çıkmadı” diyerek tüm halkın gönlünde taht kurmuşlar. Ülkenin insanları mutluymuş. Özellikle de belirli bir etnik grup. Çünkü açılımlar, demokrasi, özgürlük en çok onlara karşı yapılıyormuş. Zaten gerisi önemli değilmiş. Aslında yapılan sadece laftan ibaretmiş ama yine de insanlar mutlu oluyorlarmış.

Bu ülke o kadar güzel, o kadar yaşanası bir yermiş ki, ülke insanları kendilerinin olanları hep başkalarıyla paylaşırlarmış. Kendilerinin işleriyle uğraşmaz hep başkalarının işleriyle uğraşırlarmış. İşte her şey çok düzgün bir şekilde giderken, halk mutlu mutlu yaşarken olanlar olmuş. Önce kötü kalpli bir cadı dadanmış ülkenin en büyük şehrine. Almış su tabancasını şehrin insanlarının üzerine ateş etmeye başlamış. Şehrin büyük bir bölümü, kötü kalpli cadının su tabancasından çıkan suyla harap olmuş. Evleri su basmış, onlarca insan ölmüş. Şehrin yetkilisi çıkmış ve “Bu kötü kalpli cadıdır her suçun sorumlusu. Olmasaydı su tabancası, olmazdı şehirde bu sızı” demiş. Halk zaten çok sevdiği için yetkiliyi, hak vermiş, susmuş ve işine bakmış. Ama bu ülkenin diğer şehirleri de kötü kalpli cadıların, uzaylıların ve yer altında yaşayan canavarların saldırısına uğramış. Ülkenin baş şehrine bir uzaylı dadanmış. Şehrin ortasına gelmiş uzay gemisiyle ve anons yapmış “Bu şehirde içki içirmem ben, siz içtikçe içkileri, benim gezegenimde sular kesiliyor” demiş. Ne saçma değil mi? Evet ama olmuş tüm bunlar. Başka bir şehrinde bu güzel ülkenin; bu özgür, bu ilerici, bu değişimci ülkenin bir şehrine bir büyücü çıkagelmiş. Demiş ki “Bundan böyle ibadet yerlerinde ayakta işemek yasak, bizim inancımıza göre aykırı, bundan sonra hepiniz bizim inancımıza göre işeyeceksiniz” demiş. Anlayacağınız ülke mutlu mesut yaşarken, çıkıp gelmiş bu uzaylılar, yaratıklar, canavarlar ve büyücüler. Ülkeyi yönetenler çaresiz kalmışlar. Demişler ki “Yahu biz uğraştıkça daha özgür bir ülke için, nereden çıkıyor bu mahlûklar da ülkemizi kötü bir ülke yapıyorlar? Oysa biz tüm cadıları, büyücüleri, yaratıkları zindana atmıştık… Nereden çıktı bunlar?” Ülke yönetimiz çaresizlik içinde kıvranıyormuş. Halka açıklama yapmışlar “Olanları görüyorsunuz, bizimle alakalı değil; kah doğa, kah insanoğlu, kah, mah, şah…”

Bu ülke çok gelişmişmiş. Öyle gelişmiş ki; teknolojide, hukukta, demokraside, internette o kadar gelişmişmiş ki, en büyük rakipleri Kuzey Kore, Çin ve İran’mış. Çünkü bu ülkeye en yakın özgürlük savunucuları, en dişli demokrasi koruyucuları, en gelişmişler bu ülkelerdeymiş. O ülkelerde bir site kapanırsa, bu ülkede 10 kapanırmış. O ülkede 1 çocuk yetkililere karşı çıktığı için zindana atılıra, bu ülkede 10 çocuk zindana atılırmış. O ülkede 1 yasak yapılırsa bu ülkede 10 yasak yapılırmış. Ülke yönetimi bu rekabeti her zaman halkına duyurmaktan zevk alırmış “Sen masal ülkesisin, büyük düşün”… Hep büyük düşünmüş, büyük ülkenin büyük insanları…

Aslında bu cadılar, büyücüler, yaratıklar, mahlûklar, uzaylılar, doğa ve insanoğlu olmasa, ülke refah içinde yaşamaya devam edermiş. Ama olmamış işte. Bu masal da böyle bitmemiş. Bitmezmiş.

Onur ALMIŞLAR – Medyaalternatif.com

( onuralmislar@hotmail.com ) 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazı toplamda 224, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Bu haberleri de okuyablirsiniz

Tags: , , , , , , ,

Leave a Reply

*
Spam yorumlardan korunmak icin bir onlem!Resimdeki toplama isleminin sonucunu kutuya yazmalisiniz. Okuyamiyorsaniz,buraya tiklayarak resimdeki karakterlerin sesini duyabilirsiniz.
Click to hear an audio file of the anti-spam equation

Copyright © 2008 - 2010 MedyaAlternatif. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Göstermeden alıntı Yapmayınız.
Designed by Theme Junkie. Powered by WordPress.