You are here: Home // Gündem, Köşe // Davos Fatihi’nden Kaldırım Mühendisi’ne

Davos Fatihi’nden Kaldırım Mühendisi’ne

Ne günlerdi onlar; tüm Ortadoğu ve Asya ayağa kalkmıştı, ezilen milletlerin sesi olmuştuk, “Yetti Gari” çığlıklarının en büyüğüydük, görülmemişi yapmış, söylenmemişi söylemiştik. Dünya ayağa kalkmıştı; “İşte Yeni Osmanlı Padişahı, son Osmanlı Hünkarı” diye inlemişti meydanlar. Hey gidi günler hey… Nasıl oldu da birden böyle; zamanında parayı çarçur eden, ilerisini düşünmeyen ve günü geldiğinde de çöplüklerde yemek arayan Yeşilçam artistlerine döndük. Osmanlı’nın O’sundan, Fatih’in F’sinden eser kalmadı. Koskoca Davos Fatihi ve O’nun heyeti, pikniğe giden ilkokul talebeleri gibi New York kaldırımlarında şaşkın şaşkın dolaşmaya başladı. Öfkeyle kalkıp zararla mı oturduk, yoksa haddimizi bildirip bize oturttular mı? Ne oldu böyle…

Türkiye olarak; en küçük olaylardan milli davalar üretmekten, işi seferberliğe götürmekten ve akılara zarar zafer gösterileri yapmaktan kendimizi alamıyoruz. Pireyi deve yapıp kendimizi kaybediyoruz. Yollara, meydanlara ve başımızı çevirdiğimiz her yöne kurduğumuz dev aynalarına bakmaktan kurtulamıyoruz. Sömürmek için, rant sağlamak, gösteriş yapmak için en küçük bir fırsatı bile değerlendirmekten kaçınmıyoruz. Sonunu düşünmeden, geleceği okumadan, yorganımız kısa olmasına rağmen ayaklarımızı gere gere uzatmaktan çekinmiyoruz. Sabun köpüğünde inşa ettiğimiz başarılarımızın, kumdan kalelerimizin aslında bir hiç olduğunu göremiyor, dünya sistemini okuyamıyoruz. İşimiz gücümüz gaz vermek; “Yürü be koşum, kim tutar seni”… Bir gün geliyor ve tüm bu renkli yalanlar içinde, kendi kendimizi kandırdığımız küçük dünyamız başımıza yıkılıyor…

Aslında olanlarda abartılacak bir şey yok. Her ülke Başbakanı bu tip sorunlarla karşılaşabilir. Yoğun bir gündür olabilir. Karışıklık çıkmıştır. Yanlış anlaşılmıştır… Sebep ister “İnsanoğlu” isterse “İletişim sorunu” olsun bu tip olaylar çok normaldir. Sonuçta bir saygısızlık varsa bu yapana aittir. Biz kendimizden bir şey kaybetmeyiz. Terbiyesizlik Obama’nındır, ABD’nindir ya da o anda orada görevli olan kişilerindir amma işlerin bu duruma gelmesinin sebebi Türkiye’dir, AKP’dir ve Sayın Erdoğan’dır. Zamanında pireyi deve yaparsanız, günü gelince o deveden düşersiniz ve pireden düşecekken gördüğünüzden daha çok zarar görürsünüz. Davos’ta yeri göğü inletirseniz, günü gelince de sizi kaldırımlarda inletirler. Emperyalist ülkelerin sömürge valisiymiş gibi muamele görürsünüz. Bu sorun sadece AKP’ye ya da Sayın Erdoğan’a ait bir şey değil aslında. Bu sorun, plansız ve amaçsız hareket eden tüm Türkiye’nindir. Biz bunu her alanda yapıyoruz. Sporda yapıyoruz mesela. Milli takım bir galibiyet alıyor, yeri göğü inletiyoruz; sokaklarda gösteriler, havaya kurşun sıkmalar… Sonra bir başka gün hiç olmadık bir takıma bir yeniliyoruz ve o zafer coşkusundan eser yok. Çünkü tek değil bu karşılaşmalar. Bir gün yenilirsin, diğer gün yenersin. Yenince milli bayram yapmaya gerek yok. O zaman yenilince de mili yas günü ilan etmezsin. Olaya müsabaka diye bakacaksın. İşi milli davaya götürünce psikolojimiz bozuluyor. Askeriyede de durum aynı.  Önce “Kuzey Iraktan çekilmem” diye masaya yumruk vuruyorsun, tak ABD bir haber gönderiyor beş dakika sonra tıpış tıpış çekiliyorsun…

Dünya siyasetinde strateji belirlerken racon kesmeyeceksin. Her olayı büyütmeyeceksin. Pireyi deve yapmayacaksın. Hani olur ya, dünyaya kuyruklu yıldız çarpacaktır, dünya ülkelerinden de kimse buna çare bulamıyordur. Sen de Türkiye olarak, AKP olarak, TSK olarak buna çözüm bulur ve dünyayı kurtarırsın, işte o zaman istediğin kadar sevin. Zaten sana hakkını verir insanlar. Ama sen hiçbir şey yapma; insanlık için, dünya için, çevre için, hayvanlar için ve hatta kendi insanın için hiçbir başarın olmasın, anca film yıldızı gibi racon kes ve yine filmleri de gerçekmiş gibi sanan bu halk da seni pohpohlasın, sen de kendini kaybet… Böyle olmaz. Kelimeleri, unvanları, değerleri haybeye harcamamak lazım…

Ne oldu şimdi Davos Fatihimize? Bir an önce pireden deve yapma huyumuzdan vazgeçmemiz lazım. Yalan başarılardan, sabun köpüğü zaferlerden, büyütmeye çalıştığımız pirelerden, her olayı siyasi ranta, milli davaya çevirmekten vazgeçmeliyiz. Yoksa elin kara oğlanı Fatihimizi ve Fatihlerimizi daha çoook kaldırımlarda yürütür…

Onur ALMIŞLAR – Medyaalternatif.com

( onuralmislar@hotmail.com ) 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazı toplamda 291, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Bu haberleri de okuyablirsiniz

Tags: , , , , , , , , , ,

Leave a Reply

*
Spam yorumlardan korunmak icin bir onlem!Resimdeki toplama isleminin sonucunu kutuya yazmalisiniz. Okuyamiyorsaniz,buraya tiklayarak resimdeki karakterlerin sesini duyabilirsiniz.
Click to hear an audio file of the anti-spam equation

Copyright © 2008 - 2010 MedyaAlternatif. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Göstermeden alıntı Yapmayınız.
Designed by Theme Junkie. Powered by WordPress.