You are here: Home // Gündem, Köşe // Türk Siyasetindeki Amerikan Güreşleri

Türk Siyasetindeki Amerikan Güreşleri

Hiç Amerikan Güreşi seyrettiniz mi bilmiyorum. Ben eskiden çok seyrederdim, hoşuma gidiyordu. Heyecan falan… Eskiden gerçek sanıyordum ringde yapılanları ama sonra öğrendim ki numaraymış, gösteriymiş, gerçek değilmiş yani. Zaten dikkatli baktığınızda da anlıyorsunuz numara olduğunu. Her şey önceden planlanmış; rakipler ne zaman, nerede ve nasıl vuracaklarını, nasıl yere düşeceklerini, nasıl bağıracaklarını biliyorlar. Amaç seyircileri eğlendirmek ya da oyalamak… Önceden planlanmış, seyirciye rakip gibi gösterilen ama aslında bir tiyatro oyununun oyuncuları tarafından sahnelenen fiziksel güce dayalı sanal dövüş gösterileri. Yani aslında kavga yok, dövüş yok, sadece şov var. Bu arada gerçek olmamasına üzüldüğüm falan da yok, şiddeti sevmiyorum.

Amerikan Güreş’i bana Türk siyasetini anımsatıyor. Neredeyse format tamamen aynı, neredeyse… Siyasi parti liderleri sürekli birbirlerine çatıyor, laf söylüyor, hakaret ediyor ve birbirleriyle kavga ediyorlar. Bu çatışmalar zaman zaman çok setleşiyor. Uzaktan bakınca gerçek ama dikkatli bakınca her şeyin kurgu olduğunu görüyorum. Yani öyle düşünüyorum. Bizim siyasetçilerimizin ki dünyada da böyle olduğuna inanıyorum, amaçları vatandaşı oyalamak. Her parti lideri, kendi tabanını güncel konulara göre gazlıyor ya da gazını alıyor. Alsında hepsi aynı amaca hizmet ediyor; küresel sisteme. Mesela son “Kürt Açılımı” ya da diğer adlarıyla olan siyasi gündeme bakalım. En büyük muhalefeti MHP ve CHP yapıyor. Aslında bu yapılan da şovun bir parçası. Çünkü medya bize sadece onları gösteriyor. Zaten şov dediğin medyasız olmaz. Devlet Bahçeli son genel seçimlerde Apo’yu asmadılar diye AKP’ye “Asacak ipin mi yoktu, al” diyerek ip sallamıştı meydanlarda. Ver gazı… Hâlbuki Apo yakalandığında hükümette MHP de vardı. Neden asamadı? He, koalisyondu, falandı filandı… Tabi tabi.

Gerilere gidelim biraz daha. Abdullah Gül Avrupa Birliği için demediğini bırakmamıştı;  “AB, Hıristiyan kulübüdür. Aslında Gümrük Birliği’ne, Türkiye’nin gayretleriyle girilmedi. Türkiye’nin AB’ye giremeyeceği kesindir; çünkü AB, bir Hıristiyan birliğidir. Bölünmemizi isteyecekler. Türkiye’de bölücülüğün nasıl istendiğini göreceksiniz. Fakat bu milletin Müslüman’ca yaşaması söz konusu olunca köktendincilik denilecek. Avrupa budur!”. Peki rolü değiştiğinde AB’yi istemeyenler için ne dedi; “Marjinal gruplar karşı çıkıyor ama gerekeni yapacağız” ve “…Bölgemizdeki sorunları ortadan kaldırmak için Türk dış politikasının birinci önceliği geç olmadan AB üyesi olmak…” vay ansını.

CHP ve Baykal ne yapıyor peki? Zamanında “Kürt Sorunu” için çok kapsamlı rapor hazırlayan Baykal, şimdi AKP’nin yaptığı girişime baştan karşı çıkıyor.

İşçi Partisi ve Doğu Perinçek zamanında Kıbrıs’taki Türk askerini “işgalci” diye tanımlıyordu şimdilerde durum tam tersi.

Yani kimi alsanız karşınıza; zamanında ak dediğine şimdi kara demiş, karaya ak demiş. Elbette siyasi gündem ve dünya dengeleri gereği söylenmiştir bu sözler. Ben anlamam zaten o kadar. Benim gördüğüm; Türkiye’deki siyasi liderlerin birer Amerikan Güreşçisi gibi olduklarıdır. Görünüşte herkes rakip ama maç bitince herkes aynı barda eğleniyor. Vatandaşta aldığı gazla sahte kavganın, izlediği şovun, etkilendiği tiyatronun peşinden gidiyor. Sorgu, sual, düşünme yok ama olsun, maçlar çok heyecanlı oluyor… En ilginç ve şüpheli kısmıysa ismi “Amerikan Güreşi”

Onur ALMIŞLAR – Medyaalternatif.com

( onuralmislar@hotmail.com )

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Bu yazı toplamda 369, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Bu haberleri de okuyablirsiniz

Tags: , , , , , , , , ,

Leave a Reply

*
Spam yorumlardan korunmak icin bir onlem!Resimdeki toplama isleminin sonucunu kutuya yazmalisiniz. Okuyamiyorsaniz,buraya tiklayarak resimdeki karakterlerin sesini duyabilirsiniz.
Click to hear an audio file of the anti-spam equation

Copyright © 2008 - 2010 MedyaAlternatif. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Göstermeden alıntı Yapmayınız.
Designed by Theme Junkie. Powered by WordPress.