Başbakan ABD’ye gitti. Başbakan birçok ülkeye gidip geliyor, konuşuyor, ulus’a sesleniyor, açılış yapıyor, açılım yapıyor. Muhalefet de her gidişe, gelişe, konuşmaya, seslenişe, açılışa, açılıma muhalefet ediyor. Medya da bu iktidar ve muhalefet arasındaki çekişmeyi ekranlara taşıyor, yazıyor, çiziyor. Vatandaş da izliyor, izliyor ve izliyor…
Hırsızlar, kaçakçılar, teröristler, tecavüzcüler, gaspçılar ve bilumum suçlular işlerini yapıyor. Polis ve asker de yakalıyor, tutukluyor, bazen yakalanıyor, öldürüyor, ölüyor onlar da işlerini yapıyorlar. Maçlar, dizler, yarışmalar, haberler, çizgi filmler, magazin programları devam ediyor. Jipler, kupeler, sedanlar, heçbakler, otobüsler, motosikletler, bisikletler, yatlar, katlar, uçaklar, kervanlar, konvoylar yürüyor gidiyor. Rüşvet, rant, tezgah, kayırma, ayırma, dayatma, ayartma hizasını bozmadan sürüyor. Seçimler, vaatler, hediyeler, ödüller, seçmenler, göçmenler aynen yerlerindeler. Yalanlar, dolanlar, olanlar, bulanlar, çalanlar, satanlar, alanlar, kaçanlar, kalanlar, gidenler, seçenler, seçilenler, geçinenler, geçinemeyenler, diş geçirenler, diş gösterenler, diş sıkanlar, can verenler, canı çıkanlar, çıkar peşinde koşanlar, koşup yorulanlar, devredenler, seyredenler, boş verenler, dem vuranlar, boy verenler aynı yerdeler. Korkanlar, korkutanlar, korkutulanlar, korunanlar, koruyanlar, korumasızlar, korumalar, eğilenler, ezilenler, üzülenler, büzülenler, düzülenler, süzülenler, gezinenler, dövülenler, sövülenler, övünenler, yerinenler, kaybedenler, hak edenler, hak etmeyenler, hak vermeyenler, hak bilmeyenler, hak istemeyenler, haklılar, haksızlar, sesliler, sessizler, güçlüler, güçsüzler, filler, çimenler, dönenler yine oldukları yerdeler. Yarası olanlar, gocunanlar, sorulanlar, soruşturulanlar, asılanlar, kasılanlar, faydalananlar, coşanlar, coşturanlar, koşturanlar, koşuşturanlar, koşamayanlar, yürüyemeyenler, engelleyenler, engellenenler, engelliler, engelsizler, eşcinseller, travestiler, Aleviler, Kürtler, Türkler, Lazlar, Çerkezler, Ermeniler, Rumlar, genler, çocuklar, gençler, ihtiyarlar, unutulanlar, unutanlar, susanlar, susturulanlar, susturucular, kusturucular, kanaslar, bombalar, füzeler, C4’ler, keleşler, düşeşler, şeyhler, dervişler, cemaatler, masonlar, ulusalcılar, liberaller, ülkücüler, alperenler, suikastlar, cinayetler, cumhuriyetçiler, Osmanlıcılar, Atatürkçüler, tarihçiler, sosyologlar, ekonomistler, fizikçiler, bilimciler, dinciler, sinsiler, devrimciler, evrimciler, Darvinciler, ne bilimciler, bananeciler, sananeciler, oldukları yerdeler.
Dünyanın en zengin 20 ülkesi toplanır, konuşur, karar alır ve uygular. Dünya sistemi aldığı kararlara göre dünyayı yönetir. Biz de hala; okullarımız yokken, okulunda öğretmenimiz, yolumuz, hastanemiz, doktorumuz, güvencemiz, işimiz, aşımız, eğitimimiz, üretimimiz, özgürlüğümüz, demokrasimiz yokken, henüz futbol dışında dünyada bir başarımız yokken, insanlığa bir şey bırakamamışken, takılırız yalan politikaların peşine ve gideriz; önümüzde kim var kim yok diye bakmadan, eze eze… Neye inanıyorsun? Ne düşünüyorsun? Ne yapıyorsun? Nesin? Kimsin? Sana benzemediğim için bana yaşam hakkı vermiyor musun? Bizim gibi olmadıkları için başkalarına şans vermiyor muyuz? Yaptıklarımız kimin için? Kendimiz için mi, insanlık için mi yoksa sistem için mi? Tarihimiz bugünümüzden farklıymış gibi görünse de, yıllardır değişen hiçbir şey yok; senaryo, roller, izleyenler ve sahne aynı. Değişen tek şey sistemin planları…
Etrafına bir bak, olanlara, yapılanlara bir bak. Onların gözünde sadece bir oy pusulası olduğunu göremiyor musun? Seni kışkırttıklarını, seni oyaladıklarını, seni kandırdıklarını göremiyor musun? Sadece seni değil tüm insanlığı aldattıklarını göremiyor musun? Beynini ele geçirdiklerini, seni kullandıklarını göremiyor musun? Kendini kurtarmalısın; oy pusulası olmaktan, köle olmaktan, kullanılmaktan ve sömürülmekten kurtulmalısın.
Onur ALMIŞLAR – Medyaalternatif.com








