Author Archive
El alem ne der?
Çocukluğumuzdan beri sık sık duyduğumuz bir sözdür bu. “El alem ne der?”
Kimimiz deli gibi giymek istediği yırtık kotundan vazgeçti, kimimiz saçlarını uzatıp kulağına küpe takmaktan… Kimimiz aşık olduğu insanla evlenmekten, kimimiz boşanmaktan… Kimimiz mini etekten vazgeçti, kimimiz deri pantolondan… Kimimiz gece dışarı çıkmaktan, kimimiz artık...
Memleket İstiyorum!
15 Nisan doğum günümdü. 33 oldum. Yorgun ama mutlu… Huzursuz ama umutlu… Sevgili Feyza’nın dediği gibi beni de bahar çarptı. Aldığım vitaminlere rağmen baharın üzerimize konfeti gibi yağan polenleriyle, çiçekli- böcekli kokteylinden ben de payıma düşeni aldım. Bahar sarhoşuyum. Fakat bu hafta sonu izleme şansı bulduğum bir film vardı ki, beni bahardan da...
Rastlantının Böylesi
Uzun zaman önce bir film izlemiştim; başrolünde Gwyneth Paltrow’un olduğu Rastlantının Böylesi (Sliding Doors). Filmde saniyelerin, tesadüflerin, seçimlerin hayatımızı nasıl etkileme gücüne sahip oldukları ve biz hayatımızı ne şekilde yaşamak istersek isteyelim, nasıl planlar yaparsak yapalım önüne asla geçemeyeceğimiz, hayatın bildiği gibi geldiği ve bizim adına...
Hayatı Aşkla Paylaşmak!
“Bütün mutlu aileler birbirine benzer; her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.”
En sevdiğim kitaplardan birinin başlangıç sözüdür bu… Okuduysanız mutlaka hatırlamışsınızdır; Anna Karenina. Lev TOLSTOY’un yazdığı bu kitap, aynı zamanda 125 farklı yazarın belirlediği bir listede zamanımıza kadar yazılmış en iyi roman olarak görülmüş....
Zaten Bende Şans Olsa…
“Zaten bende şans olsa anamdan erkek doğardım!”
Çoğu kadının genelde talihsiz bir durum karşısında kullandığı ve benim son zamanlarda yakın çevremdeki bayanlardan maalesef artık çok sık duymaya başladığım bir cümledir bu… Cümledeki can alıcı nokta aslında içine düşülen bir şanssızlıktan öte, bir erkek olma isteği ve özlemidir. Bu cümle o kadar...
Çalsın “Fado”Lar…
Sıkıldım. Bir şişe şarap açmalı, en iyisinden… Bir Bordeaux şarabı mesela… Kırmızı. “Fado” larla, hiçbir şey yapmadan yudumlamalı…
İbrahim Tatlıses’in, “Mutlu Ol Yeter, Bir Kulunu Çok Sevdim” gibi klasikleri haricinde arabeski sevmem ama bir kadeh şarabım olsa bile “fado”suz ziyan etmem. “Fado” başkadır…...
Çürüme Ve Yenilenme Noktaları
Hayatın rutinine girmiş debelenirken öylesine bir gün birden bir şimşek çakar; aydınlatır her şeyi. Ansızın giden elektrikle karanlığa alışan gözlerimizin geri gelen ışıkla kamaşması gibi alışamayız bir süre aydınlanan gerçeklere…
Hayatımız bir film jeneriği gibi gözümüzün önünden geçerken ve bu jeneriğe yine beynimizde çalan bir şarkı eşlik ederken...








